Büyük Budapeşte Oteli (2014)
Film Özeti
Bazen bir otel, sadece konaklamak için bir yer olmaktan çıkar. İşte Wes Anderson’un büyülü dünyasında, “Büyük Budapeşte Oteli” bunu harika bir şekilde anlatıyor. 20. yüzyılın başlarına, Avrupa’nın zarif günlerine geri dönüyoruz. Hani böyle bir otelin konsiyerjinin, her bir müşterisini adeta bir dost gibi tanıdığı ve onlara eşlik ettiği bir dünyanın kapılarını açıyoruz. Gustave H. (Ralph Fiennes) bu otelin kalbinde, istisnai bir profesyonellik göstererek çalışıyor. Vallahi adamın disiplini bir yana dursun, müşterilerine olan düşkünlüğü tam anlamıyla takdire şayan! Bir gün, genç ve canlı ruhlu bellboy Zero Mustafa (İşin ‘oğlu’ndan) otele gelir ve ikili arasında güzel bir dostluk başlar. Hani derler ya; dostluk, en beklenmedik anlarda filizlenir…
Ama işler karışmaya başlıyor! Gustave’ın yaşlı sevgilisi Madame D. (bir dönemlerde aristokrat bir kadın) esrarengiz bir şekilde hayata veda ediyor. Nasıl bir olay… Onlar da yola koyuluyor. Tabi, hiç de kolay bir derdi yok! Madame D.’nin şatosunda gerçekleşen miras toplantısı, olaya bambaşka bir boyut katıyor. Adamlar, tam sırası geldiğinde, Gustave’a paha biçilmez bir Rönesans tablosu bırakıldığını öğreniyor… O andan sonra içinden çıkılmaz bir karmaşa başlıyor. Girdiği her olayda bir şekilde düşüyorlar! Ama durum sadece o tabloyla kalmıyor; dış dünyada, büyük savaşın gölgesinde, gerçek bir kaos ve belirsizlik de var. Harbiden absürt ama kötü kalpli karakterler de yok değil. Bu karmaşa içinde, Gustave ve Zero ne yapacak? Hemen her sayfada bir komedi ve dram karması sizi bekliyor.
Zamanın ne denli hızlı geçtiği ve dostluk bağlarının ne kadar güçlü olabileceğini keşfetmek istiyorsanız, “Büyük Budapeşte Oteli” sizin için kesinlikle doğru bir seçim. Eğlence dolu bir seyirlik sunarken, içinizdeki keşif tutkusunu da canlı tutuyor. Şansınızı deneyin!
Yorumlar