Fleabag (2016) Fragman
Film Özeti
Fleabag, bir dizi izleyicisinin hayatını bir anda ele geçirecek türden. Tim Kirkby ve Harry Bradbeer tarafından hayata geçirilen bu müthiş yapım, Phoebe Waller-Bridge’in kendi kaleminden dökülen bir hikaye ile karşımıza çıkıyor. Her bölümünde, Londra’nın karmaşasında kaybolmuş, biraz tuhaf ama bir o kadar da içten bir kadının hayatına tanıklık ediyoruz. Gerçekten de, hemen baştan izleyiciyi içine çekmekte başarılı.
Phoebe, işte tam da bu nedenden ötürü zaten diziye damgasını vuruyor. Hayatı tek başına idame ettirmeye çalışan, ailesinin tuhaflıklarıyla baş etmeye çalışan bir kadının karakterini canlandırıyor. Aileye dair her şeyin o kadar absürt ve bir o kadar acı olabilmesi, izleyicinin gözündeki empatiyi katlıyor. Ama of ya, hayat bu kadar keskin dönemeçlerle doluyken, Phoebe’nin yolu düşen her karakterle yaşadığı komik durumlar gülmekten daha fazlasını hissettiriyor. İlk bölümden itibaren izlerken “Vallahi, bu beni anlatıyor!” dedirtebiliyor.
En yakın arkadaşıyla yaşadığı trajedi, onu hayatın acayip döngüsünde sürüklerken, izleyici de Peggy’nin bu dalaşmaya, iç hesaplaşmalarına tanık oluyor. Hayatı boyunca peşini bırakmayan bir dizi sorun ve bu sorunlarla nasıl başa çıktığı, hayatın içinde kaybolmuş duyguların bir yansıması gibi. Aklınıza gelen her bir karakter, aile içindeki dramın ve komedinin mükemmel bir uyumu … Mesafeli babası, alaycı üvey annesi ve gerilim dolu, muhafazakâr ablası ile olan ilişkiler adeta bir komedi senaryosunu aratmayacak kadar eğlenceli.
Sonuç olarak, Fleabag yalnızca bir dizi değil; izleyeni içindeki duygulara hapsetme becerisine sahip bir şölen. Tam anlamıyla içten, sahici ve tesiri uzun süre hissedilen bir deneyim sunuyor. Şayet samimi bir hikaye arıyorsanız, burası tam size göre.
Yorumlar