Gün Işığı (2007)
Film Özeti
2057 yılı, dünya üzerindeki insanların güneşin yavaş yavaş sönüşünü izlediği bir zaman dilimi… Yani karanlığın eşiğindeyiz. Hani, böyle bir duruma düşeriz ya, “Ne olacak şimdi?” diye düşünürüz. Icarus II adlı devasa uzay gemisi ise, tam bu umutsuz anlarda insanlığın son umudu olmak için yola çıkıyor. Ama işin ilginç yanı, bu gemideki ekip, yalnızca görevlerini değil, hayatta kalmak için de savaşmak zorunda kalacak… Vallahi, heyecan dolu bir yolculuk!
Kaptan Kaneda’nın liderlik ettiği bu sekiz kişilik heyet, güneşi canlandırmayı umut eden bir nükleer başlık taşımakta. Ancak, bir sabah, Dünya ile olan tüm bağlantıları kesilince işler sarpa sarıyor. “Hadi oradan, ne olmuştu şimdi?” dedirten olayların derinliklerine dalıyorlar. Oh, bir de Icarus I’den gelen garip sinyaller var ki, bu sinyaller, ekibin geçmişe dair bazı karanlık sırları açığa çıkarmasına neden olacak… Hem geçmiş, hem de şimdi.
Chris Evans ve Michelle Yeoh gibi isimler, tedirgin edici bir intikam hikayesinin parçası oluyorlar. Of ya, her an neler olacak, insan meraklanmadan duramıyor! O anlarda, uzayın derinliklerinde kaybolmuş bir grup insanın korkusu, yalnızca karanlık değil; kaybolma korkusu, belirsizlik… Harbiden, dertli bir hikaye.
Yüzleşmek zorundalar; hem kendileriyle hem de evrenle. Hayat, kaybettiklerimiz ve kaybetmemek için döğüşmek zorunda olduklarımızla dolu. “Son umut” değil, son bekleyiş de denilebilir buna. Güneşi yeniden yakalamak için her şeyi göze alan bu ekip, bizlere umudun ve hayatta kalmanın ne demek olduğunu öğrenmemizi sağlıyor. Ama sorulardan bir tanesi var ki, hep aklımızda… Peki, bu yolculuktan kim sağ çıkacak? Korku, cesaret, yaşam ve azim… Hepsi bu epik yapımda birleşiyor. Gerçekten de izlerken nefesimizi tutacak, merakla ne olacağını düşüneceğiz!
Yorumlar