Karanlık Zihinler (2018)
Film Özeti
Karanlık Zihinler, izleyiciyi derin bir korku ve merak seline sürükleyen, Jennifer Yuh Nelson’un yönetiminde hayat bulan çarpıcı bir yapım. Film, genç bir kız olan Ruby Daly’nin gözünden, kıyamet sonrası hayatta kalma mücadelesini, özellikle de ona bahşedilen güçler ve bunun getirdiği zorlukları anlatıyor. Düşünsene, bir veba düşün… Evet, Amerika’nın %98’ini haritanın dışına iten bir veba. Ruby, bu dehşet verici gerçeklikte hayatta kalmayı başarıyor ama hayatta kalanlar da sıradan insanlar değil. Her birinin farklı, hatta korkutucu güçleri var. Yeşiller, maviler, sarılar, turuncular… Ve en tehlikeli olanı: Kırmızılar! Ruby de, acı bir yalnızlığa düşmüş bir turuncu. Zihin kontrolü gibi bilek gücüyle bile ölçmekte zorlandığımız bir güç, düşüncelerle oynamak… Korkunç ama bir o kadar da ilgi çekici.
Ruby’nin, çocukların kapıldığı korkuyla, “acaba bu korku benden ne alacak?” sorusuna yanıt arayışı, filmin kalbini oluşturuyor. Hayatta kalan herkes için asıl tehlike, kendilerini özlemle hatırladıkları o ‘normal’ günlerden uzaklaştıran bir dünya. Ruby, bu yeni gerçeğin kıskacında, kendisi gibi olan diğer çocukların yanına yerleştirilmek üzere, tarihi bir kuruluşa gönderiliyor. Ancak, içerideki hayat tam olarak düşündüğü gibi değil… Her köşede düzenin getirdiği korku var, her sokakta umutlar ötekileşmiş durumda. Of ya, bu durum Ruby’nin özgürlüğünü ne kadar zorlaştırabilir? Harbiden her şeyin alt üst olmuş haliyle, Ruby kendisini bir kaçışın peşinde buluyor.
Bu arada, arkadaşlık, dayanışma ve hayatta kalma içgüdüsü devreye girdiğinde, Ruby ve arkadaşları, karanlıkların ortasında parlayan umut ışığını bulabiliyorlar. Karanlık Zihinler, sadece bir bilim kurgu değil, aynı zamanda bir kendini bulma hikayesi. Ruby’nin yolculuğu, sadece fiziksel hayatta kalma değil, aynı zamanda içindeki gücü keşfetmeye doğru bir yolculuk. Ruby keşfedecektir ki, kendi karanlığını açığa çıkardıkça, aydınlanma yolunda adım atmak da o kadar kolaylaşır…
Yorumlar