Küçük Gün Işığım (2006)
Film Özeti
Hayat bazen o kadar çılgınlıkla dolu oluyor ki, adeta bir yolculuğa çıkmadan önce ne yaşayacağınızı kestiremezsiniz… İşte “Küçük Gün Işığım” tam da böyle bir hikaye sunuyor bize. Hoover ailesinin her bir ferdinin kendi hayalleri ve içsel mücadeleleri var. Yani bu aile sıradan biri değil, komik bir şekilde de olsa her şeyi denemekten asla vazgeçmiyorlar, vallahi.
Film, Amerika’nın renkli ve bir o kadar da çarpık görülen bir kesitine derin bir dalış yapıyor. Aile, bu sırada Volkswagen minübüs dolusu hayalle California’ya doğru yola çıkıyor. Ama bu yolculuk o kadar basit değil… Kısa bir molada bile karşınıza çıkabilecek sürprizlerle dolu bir macera başlıyor. Her an, her durak, yeni bir trajikomediye zemin hazırlıyor. Kimi zaman güleceğiniz, kimi zaman gözlerinizi sileceğiniz sahnelerle karşılaşıyorsunuz.
Küçük Gün Işığım, herkesin kendine ait bir “hayal” peşinden koşabileceğini gösteriyor. Tıpkı minübüsün içinde bulunan Toni Collette ve Greg Kinnear’ın canlandırdığı aile bireylerinin yaşadığı gibi. Duygular inişli çıkışlı bir dağ yolu gibi, bazen sıradan bir yolda hüsranla karşılaşıyorlar, bazen de hayalini kurdukları o harika gün ışığına doğru ilerliyorlar. Bu yolculuk, aile bağlarını pekiştirirken, aslında hayatın ne kadar değerli olduğunu da hatırlatıyor bize…
Abigail Breslin’in canlandırdığı küçük kız, hayallerinin peşinden koşarak sahneye çıkıyor. Ama tabii ki bu yolculukta şeytan ayrıntılarda gizli, deriz ya… Her an farklı bir engelle karşılaşacaklar. İlişkileri sorgulatacak, bazen güldürecek ama en sonunda içten bir gülümseme bırakacak bir sonla karşılaşacaklar.
Sonuç olarak, “Küçük Gün Işığım” sizi hem güldürmeyi hem de düşündürmeyi başaracak bir yapım. Aile, hayaller ve yolculuk… hepsi bir arada. İzledikten sonra yüzünüzde bir gülümseme, kalbinizde bir sıcaklık hissetmemeniz imkansız!
Yorumlar