Saklambaç (2019)
Film Özeti
“Saklambaç” filmi, açıkçası tam bir şaşkınlık hikayesi… Düşünsene, hayatının en güzel gününü yaşıyorsun; düğün sonrası bir kafanda devam eden hayaller, bir yanda da zengin bir ailenin soğuk havası… Grace, tam 18 aydır tanıdığı Alex ile hayatını birleştiriyor. Her şey çok güzel… Ancak, düğün sonrası gelen o sözde gelenek, her şeyi altüst ediyor. Vallahi, insanın aklına bile gelmeyecek türden bir oyun için gece yarısı aile üyeleriyle bir araya gelmesi gerekiyor. Kimseye de sormuyorsun: Bu işte bir tuhaflık yok mu?
Ta ki oyunun kuralları öğrenilene kadar. Hani, sıradan bir kart oyunu var ya… İşte, bu oyunda hayat hakkındaki her şey tersine dönüyor. Grace, aslında bir av, aile üyeleri ise avcı. Tam bir “kedi-fare” havası. Aksiyon dolu sahneleri düşündüğün zaman, kalp atışlarının hızlanmaması elde değil. Acaba, bu işin sonu nasıl gelecek? Grace’in bu mücadelede ne kadar cesur olacağını; onca para, güç ve korkunun birbirine karıştığı bu ortamda hayatta kalmak için ne kadar ileri gideceğini düşündüğümde, ‘of ya, harbiden bu işin içinden çıkamayacak’ diyorum.
Matt Bettinelli-Olpin ve Tyler Gillett’in yönetmenliğindeki filmde Samara Weaving’in muhteşem performansı, kesinlikle seyirciyi kendisine bağlıyor. Korku ve aksiyonlar, her sahnede artarak devam ediyor. Adam Brody, Henry Czerny ve Andie MacDowell gibi isimler de bu karanlık döngünün bir parçası oluyor. Gerçekten, kimlerin masum ya da kimlerin tehlikede olduğunu asla tahmin edemiyorsun.
O anlar, döngüsel bir gerilim yaratıyor. Arkadaşlarınla birlikte izleme planları yaparken, ‘acaba bu filmi izlerken korkup bağıracak mıyız?’ sorusunu da sorduğumu hatırlıyorum. Kısacası, “Saklambaç” hem heyecanlı, hem de bazıları için gerçekten rahatsız edici sahneleriyle, tatlı bir deneyim vaadediyor. Hem korku dolu anlar, hem de düşündüren olay örgüsü… İzlemeden geçme!
Yorumlar