Sosyal Ağ (2010)
Film Özeti
“Sosyal Ağ” (2010), David Fincher’ın ustalıkla işlediği bir dramayı gözler önüne seriyor. Filmin merkezindeki karakter Mark Zuckerberg, biraz taşralı, biraz da içine kapanık bir zeka harikası. İşte burada, 2003 Ekim’inde, üniversiteden yeni ayrılan bir genç adamın içsel çatışmaları, arkadaşlıkları ve hayalleri ile karşılaşıyoruz. Of ya, Mark’ın tek gecede hayatını değiştiren bir fikri nasıl bulduğunu görmek oldukça çarpıcı.
Bir akşam, kendi kabuğunda hapsolan Mark, alkolün etkisiyle yapmayı hiç aklından geçirmediği şeyleri yapmaya karar veriyor. Aslında bu, bir tür intikam diyelim. Kız arkadaşından ayrıldıktan sonra, Harvard’ın bilgisayarlarına sızarak “Facemash” adını verdiği bir web sitesi oluşturuyor. Burada, kampüsteki kadınların fotoğraflarını yan yana koyup, hangisinin “daha ateşli” olduğunu seçmelerini istiyor insanlara. Harbiden, bu durum bir anda büyük bir skandala dönüşüyor. Düşünsenize, tüm üniversiteyi alarma geçirecek kadar etkili bir şey…
Mark’ın yarattığı bu dalga, hiç beklemediği şekilde büyüyerek, Silikon Vadisi’ne, ardından da tüm dünyaya sıçrayacak “thefacebook.com” platformunun temellerini atıyor. Olaylar ilerledikçe, Mark’ın arkadaşları Eduardo Saverin ile olan ilişkileri, dostlukları ve hayatta kalma mücadeleleri ekrana yansıyor. Jesse Eisenberg, Mark karakterine ne kadar iyi oturmuş, her bakışında bir şeyleri sorguladığınız bir dolu an bıraktığı için takdir edilesi.
Dramanın dozunun yüksek olduğu sahnelerde, Facebook’un nasıl bir sosyal değişim yarattığına tanıklık ederken, gerçek hayattaki Dava süreci de işin içine giriyor. Mark’ın en yakın arkadaşı Eduardo ile olan çatışmaları, aynı zamanda girişimcilerin de kendi içlerinde yaşadığı çalkantılara dair bir ayna tutuyor.
Fincher’ın yönetmenlik tarzı, hızlı geçişlerle dolu, günlük hayattaki karmaşayı son derece etkileyici bir şekilde veriyor. “Sosyal Ağ”, arkadaşlığın, ihanetin ve başarı için verilen mücadelelerin bir portresi; gerçekten, izleme listesine eklenmesi gereken bir yapım…
Yorumlar