Takip: İstanbul (2012)
Film Özeti
“Takip: İstanbul” filmi, heyecan dolu bir intikam hikayesiyle karşımıza çıkıyor. Yönetmen Olivier Megaton’ın ustaca dokunuşuyla harmanlanmış bu film, bizleri Türk topraklarına, yani güzel İstanbul’un sokaklarına götürüyor. Kafanızda canlandırmaya çalışın; düşünün, caddelerde yürüyorsunuz, tatilin tadını çıkarıyorsunuz ama bir anda herkesin hayatı altüst oluyor… İşte tam burada devreye Bryan Mills, yani Liam Neeson giriyor. İlk filmde kızının kaçırılmasıyla hayatı kabusa dönen Mills, bu sefer daha derin bir travma yaşıyor.
Vallahi, izlerken içinizi bir korku kaplayacak. Çünkü bu sefer intikam peşindeki bir düşman var: Kızını öldüren çetenin liderinin babası. İstanbul, tarihi ve kültürel zenginlikleriyle tanınan bir şehir, ama bu filmdeki İstanbul, gerilim dolu bir arenaya dönüşüyor. Kızının peşinde olan Mills, kendine çemberi daraltanlardan biriyle yüzleşmek zorunda. Hikaye, hem ailesini koruma hem de geçmişle hesaplaşma üzerine kurulu, ki bu da meseleyi daha da düşündürücü kılıyor…
Maggie Grace ve Famke Janssen’ın da yer aldığı kadro, filmi zenginleştiriyor. Ailecek izlerken heyecan, gerilim ve duyguyu bir arada bulmanız mümkün. İstanbul’un dar sokaklarında, gece hayatında ve mistik köylerinde geçen bu kaçış ve kovalamaca, adeta heyecanı tavan yapıyor. Mills’in, kızının yardımıyla düşmanlarını birer birer avlarken yaşadığı anlar, gözlerinizi ekranların dışına bile kaydırmayacak.
İşte bu noktada “Takip: İstanbul” hem aksiyon dolu sahneleriyle hem de duygusal derinliğiyle unutulmaz bir deneyim sunuyor. Sürekli hareketli, nefes kesici bir film, izleyiciyi koltuklarına çivileyen, kendinizi hissettiğiniz anlar yaratıyor. Sonunda, aileniz için neleri göze alabileceğinizi sorgulamanıza neden olacak ve bu gerçekten bir aksiyon filmi mi, yoksa derin bir aile dramı mı? Belki de ikisi birden…
Yorumlar