Tangerine (2015)
Film Özeti
“Tangerine”, Sean Baker’ın yönetmenliğini üstlendiği ve tamamı iPhone ile çekilmiş sıra dışı bir film. Hayatın tüm renklerini andıran bir yolculuğa davet ediyor bizi. İki trans kadın, Sin-Dee ve Alexandra, Noel günü sokaklarda geçen karmaşık bir gün yaşıyor. Of ya, sıradan bir gün değil bu… Sin-Dee, bir süreliğine hapiste kalmış eski erkek arkadaşını bulmak için Alexandra ile yola koyuluyor. Ama bu yolculuk sadece kaybedilen bir aşkı aramak değil; aynı zamanda dostluğun, dayanışmanın ve kadın olmanın ne demek olduğunu keşfetme yolculuğu.
Bir yanda sokakların acımasız gerçekliği, diğer yanda insan ilişkilerinin ince zekası. Sin-Dee’nin, hayatta kalmak için yaptığı mücadele ve Alexandra’nın ona verdiği destek… Harbiden de dostluğun sınırlarını test eden bir hikaye ve izletirken her sahnede kalbinizi yerinden oynatacak anlar sunuyor. Kendinizi bu iki kadının serüveninde buluyorsunuz; bazen gülerken bazen içe dönüp düşündüğünüz anlarla dolu.
Baker, çarpıcı bir realiteyi masalsı bir anlatımla harmanlayarak sıradan bir günün sıradan olmayan hikayesini anlatıyor. Kitana Kiki Rodriguez ve Mya Taylor’ın olağanüstü performansları, izleyiciye onların yaşamına sımsıkı bağlanma fırsatı tanıyor. Kendinizi onlarla özdeşleştirirken, yaşamın ne kadar sert ama bir o kadar da eğlenceli olabileceğini hissediyorsunuz.
Tangerine, sadece bir film değil; kayıp, aşk, arkadaşlık, dayanışma ve daha fazlası üzerine bir keşif. Sin-Dee ve Alexandra’nın serüveni, kendinizi mest etmiş bir çöl yolculuğu gibi… Belki de hayatın sunduğu her acı ve tatlı şeyi kabullenmenin tam zamanı. İzlerken ağlayacak, gülümseyecek, mutlaka düşündürecek, ama en nihayetinde hayatın ne demek olduğuna dair bir şeyler alacaksınız. Bu filmi izlemek, sıradan bir günün içindeki hikâyelerin derinliklerine dalmaktır.
Yorumlar