Tatlı cadı (1964)
Film Özeti
Samantha Stephens, sıradan bir banliyö evinde yaşayan ev kadını gibi görünse de, aslında pek de sıradan biri değil; o gerçek bir cadı. Evet, yanlış duymadınız! Elizabeth Montgomery’nin canlandırdığı bu ilgi çekici karakter, yaşamını kocası Darrin’in (Dick York) sıradan bir hayat sürme isteğiyle dengelemeye çalışıyor. Ama biliyorsunuz ya, bazen hayatın sunduğu sürprizler, grinin tonlarından daha renkli olabiliyor…
Darrin, Samantha’nın sihirli güçlerini saklı tutmasını isterken, tam anlamıyla bir kaosun ortasında buluyor kendini. Her biri çok eğlenceli ve bir o kadar da beklenmedik durumlar, Samantha’nın sihir aşkını zorunlu kılıyor. Tabii ki, işin içine anne Endora (Agnes Moorehead) da girince işler iyice sarpa sarıyor. Çünkü o, niyetinin ne olduğundan bağımsız olarak, her zaman evlat sevdasıyla dolu bir anahtar gibi kapı aralıyor. Vallahi, öyle komik anlar var ki, gülmeden duramıyorsunuz!
Samantha’nın yaşadığı bu ikili hayat, komedi ve dramın mükemmel bir dengesiyle örülmüş. Bilim kurgu dokunuşları, izleyiciyi öyle bir sarıyor ki, bazen kendinizi o dünyada buluyorsunuz. Akşam yemekleri, cadıların sırları, komşuların dedikoduları arasında gidip gelirken, bazen bir gülümseme, bazen de derin düşünceler ile karşılaşıyorsunuz.
Tatlı Cadı (1964), sadece bir dizi değil; hayatın karmaşası içinde sihrin nasıl bir neşe kaynağı olabileceğini gösteriyor. Yani, gerçekliği ve hayali o kadar güzel harmanlamışlar ki, bazen düşünmeden edemiyorsunuz: “Acaba benim de bir sihir gücüm olsa nasıl olurdu?” İşte bu sorular, izleyiciyi içine çekiyor. Darrin’in sık sık kendi ayakları üzerinde durmaya çalıştığı bu muhteşem evlilik hikayesi, izleyen herkesin kalbinde derin bir yer ediniyor… Harbiden keyifli bir yapım!
Yorumlar