The English (2022)
Film Özeti
The English, 1890’ların Amerika’sında geçen, beklenmedik bir dostluğun ve zamanla dönüştüren intikam arayışının derinliklerine inen bir hikaye sunuyor. Öncelikle oyunun kuralları çok sert. Lady Cornelia Locke, aristokrat bir İngiliz kadını olarak bir kayıpla boğuşuyor. Oğlunun ölümünden, onu kaydıran adamı sorumlu tutuyor… Hani o kaybedilen ve asla geri getirilemeyecek olan hayaller, karanlık bir intikam peşinde ona yol arkadaşı olacak. Of ya, hakikaten iç burkucu bir durum.
Ama işte burada Eli Whipp devreye giriyor. Eski bir süvari olarak kendi geçmişiyle yüzleşen bu adam, Cornelia’nın katı kurallarına karşı bir denge unsuru sunuyor. İkisi, oldukça vahşi ve amansız bir coğrafyayı geçmek için güçlerini birleştiriyorlar. Her adım, her karşılaşma; kendilerini yeniden keşfettiren bir yolculuğa dönüşüyor. Her şey yalnızca intikam için değil, aynı zamanda kaybedilen bağların ve aslında insanlığın yeniden keşfi için de geçerli…
Bu bağlamda, The English sadece bir intikam hikayesi olmaktan çok daha fazlasını vaat ediyor. Zamanla gelişen duygular, hani o gözyaşlarıyla karışan içtenlikle yaşanan tecrübelerle birleşiyor. Harbiden, insanın en derin duygularını sorgulatan sahneler gözümüzün önünde canlanıyor. Savaş, kayıp ve dostluk… Bütün bu karmaşa içinde bir araya geliyor. İzleyenleri kendi hikayelerine dahil eden bir büyüsü var bu filmin. Heyecanla izlenecek bir eser!
Yorumlar