The Handmaid's Tale (2017) Fragman
Film Özeti
Dünyamızın karanlık bir köşesine, Gilead’a hoş geldiniz. “The Handmaid’s Tale” sizi, ütopya hayalleriyle yaratılmış bir distopyanın derinliklerine çekiyor. Bu dizi, Elisabeth Moss’un efsanevi performansıyla hayat bulan Offred’in gözünden anlatılıyor. Offred, bir zamanlar özgür bir kadındı; şimdi ise Gilead’ın acımasız kurallarına mahkum olmuş bir “elçi”. Of ya… aslında bu kelime bile durumu özetlemekte yetersiz kalıyor. Kadınlar burada, birer mal gibi değerlendiriliyor. Üreme işlevleri dışında pek bir anlamları yok…
Elbette, Gilead’ın sömürücü düzenini kuranlar, ideolojilerinin yüceltisi altında, bir varoluş mücadelesine girişiyor. Doğurganlıkları kısıtlanan kadınlar, hayatta kalma ve direnme mücadelesi vermek zorunda bırakılıyor. Offred, çaresizce görevini yerine getirirken, doğurganlık arayışının ötesinde bir şeyler bulmaya çalışıyor… umut, cesaret, intikam… Bir tarafta onu özgürlükten alıkoyan zorluklar, diğer tarafta tekrar aynı acılara göğüs germeyi kabullenmek…
Dizi, sadece Offred’in hikayesiyle sınırlı kalmıyor. Yvonne Strahovski’nin canlandırdığı Serena Joy’un da hikayesi, izleyiciyi derin düşüncelere sürüklüyor. Onun bakış açısıyla, bu çağımızın kölelik sistemi içinde bir kadının yerini sorguluyorsunuz. Mesela, özgürlük nedir? Bu sorunun cevaplarını ararken, aksiyon ve drama dolu sahneler, gözlerinizi ekranda tutmakta çok başarılı.
“The Handmaid’s Tale”, sadece bir dizi değil; toplumsal cinsiyet rolleri, güç dinamikleri ve insanın varoluş mücadelesi üzerine bir sorgulama… Gilead’ın gri sokaklarında yol alırken, umudun kırılmaması gerektiğini hatırlamak, içsel bir yolculuğa çıkmak için harbiden iyi bir fırsat. Elbette, izleyiciyi sarsacak sahneleri ve unutulmaz diyaloglarıyla dolu bu yapımda, her an her şey olabilir. Hayatta kalmak için elden geleni ardına koymayan Offred, belki de hepimizi kendisiyle birlikte sarsıtacak…
Yorumlar