Yaratık (1979)
Film Özeti
Kargo gemisi Nostromo, evrene yol alırken aslında hiç beklenmeyen bir maceranın eşiğindedir. Hani şu tipik uzay yolculuklarını bir kenara bırakın, burası ciddi anlamda gerilimin tavan yaptığı bir yer… Yönetmen Ridley Scott’ın elinden çıkan “Yaratık” (1979), hem bilim kurgu hem de korku türlerinin doruk noktalarından biri. Hayranlıkla izlenen bu film, Tom Skerritt, Sigourney Weaver ve John Hurt gibi muhteşem oyuncuların yoğun performanslarıyla dolup taşıyor. Vallahi, izlerken insanın tüyleri diken diken oluyor.
Ekip, görevi tamamlayarak Dünya’ya dönmeye hazırlanır. Ama ne yazık ki bu planlar, bir sinyalle altüst olur. Yabancı bir gezegen tespit edildiğinde, bir nevi “hadi hayırlısı” diyerek keşif yapmak üzere yola çıkarlar. Ama durun bir dakika… Orada terkedilmiş bir uzay gemisi bulduklarında, olaylar hiç beklemedikleri bir hal alır. Yumurtalara benzeyen gizemli organizmalar, birer birer açılmaya başlayınca, gerilim yüksektir. Kane’in başına gelenler… of ya, aklınıza bile gelmez!
Tüm bu olan bitenin ardından, mürettebatın karantina kurallarını hiçe sayması, “arkadaşımı kurtarmalıyım!” ruhuyla dolup taşması, gerilimi artıran unsurlardan yalnızca biri. Mesela, Ripley’in içinde bulunduğu ikilem… Tam kapıyı açacakken içindeki tereddüt. Yani, öyle kolay değil. Harbiden şans, coğrafya ve cesaretle dolu bir yolculuk bu. Filmin yürek burkan, gerilim dolu atmosferi, bilgisayarların soğuk ve içe kapanık yapısıyla birleşince, izleyeni tamamen içine çekiyor. “Yaratık”, aslında sadece bir korku filmi değil; insanın karşı karşıya olduğu bilinmeyenin anlamı ve bunun sonuçları üzerine düşündürücü bir başyapıt. İzlerken, o yolculuğa katılmak istemek, bir yandan da “acaba bir şey çıkacak mı?” beklentisi içinde olmak… işte budur güzellik!
Yorumlar