Line of Duty (2012)
Film Özeti
“Line of Duty” dizisi, sizi hemen içine çeken hikaye yapısıyla, dram ve gerilim dolu anlarıyla dolup taşıyor. Yönetmenleri Douglas Mackinnon, Daniel Nettheim ve Michael Keillor, her bir sahneyi öyle bir ustalıkla çekmiş ki, adeta diziye olan ilginiz katlanarak artıyor. Düşünsenize, başroldeki Steve Arnott karakterini canlandıran Martin Compston, sıradan bir polis memurunun yolsuzlukla mücadele çabasını o kadar inandırıcı bir şekilde aktarıyor ki, siz de olayın bir parçası haline geliyorsunuz.
Hikaye öyle bir noktadan başlıyor ki, Arnott, bir polis operasyonunda tanık olduğu trajik bir ölümü örtbas etmeyi reddettiği için yolsuzlukla mücadele birimine atanıyor. Bu birim, yaşanan yolsuzlukları aydınlatmak için kurulu, ama çeşitli tehlikelerle dolu bir bataklık… Vallahi, daha ilk bölümden itibaren, gerilim tavan yapıyor. Kimse güvenilir değil, her an her şey olabilir. İzlerken “off ya, bu da mı böyle?” dedirtecek olaylar birbirini izliyor.
Keeley Hawes’ın canlandırdığı çizgileri belirsiz karakter, sizdeki ‘güvenli alan’ hislerini sorgulatıyor. Vicky McClure ve Adrian Dunbar ise karakterleriyle, her an bir tehlikenin yolda olduğunu hissettiriyor. Yani burada hani derler ya, “bir dur bakayım, kim kimdir?” hissini ilk bölümlerde bolca yaşıyorsunuz. Hani bir solukta bitireceğiniz dizilerden…
Her sezon, karakterler derinleşirken, mücadeleler de büyüyor. Her bölümde güven belirgin bir şekilde sarsılıyor, ikilemler iç içe geçmiş durumda… Gerçek hayattan alıntı gibi, her biri kendi içinde çelişkili durumlarla karşılaşıyor. Bu da sizi düşündürüyor, ama aynı zamanda o gizemin içine çekiyor. Hem kendi mücadelemiz, hem de bu kişilerin elinden gelenin en iyisini yapmak için verdikleri çaba… İşte bu, “Line of Duty”yi izlenesi kılıyor.
Yorumlar